Ocak Bilgi

IRAK TÜRKMEN CEPHESİ BAŞKANI ERŞAT SALİHİ’NİN GÖREVDEN AYRILMASI HAKKINDA AÇIKLAMA

29 Mart 2021

Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu’nun 28 Mart 2021, Pazar günü yaptığı olağanüstü toplantı sonucunda, Erşat Salihi başkanlıktan ayrıldı; yerine yardımcısı Hasan Turan başkanlığa getirildi. Toplantıdan sonra şu açıklama yapıldı:

“Sayın Erşat Salihi, kendisini siyasi çalışmalara, siyasi güçlerle iletişim kurmaya ve Irak'ta yapılacak seçimler öncesinde ve sonrasında Türkmen haklarını elde etmek için Türkmenler adına müzakere etmeye adamıştır. Yürütme Kurulu'nun kararı ile Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı Hasan Turan, Irak Türkmen Cephesi Başkanlığı'na getirilmiştir.”.

Bu değişikliğin, Irak Türklerinden gelen demokratik taleplerden kaynaklanmadığı ortadadır. Nitekim iki gün önce, bu konu hakkında haberler çıkmaya başlamış ve 27 Mart 2021 tarihinde de Erşat Salihi’nin ertesi gün başkanlıktan ayrılacağı açıklanmıştır.

Bu coğrafyada, hukuku ve varlığı âdeta yok sayılan Irak Türklerinin tamamen barışçı yollarla hak arama çabaları sonuçsuz kalmıştır. Bölgede, geçerli kurallara göre bir liderliğe ihtiyaç olduğu ortadadır. Sayın Erşat Salihi, gençliğinden beri mücadele içinde pişmiş ve lider kişiliği ile temayüz etmiş bir şahsiyettir. Son dönemde, gerek Kerkük’ün gerekse bütünüyle Türkmeneli’nin Türk kimliğini vurgulaması, Irak Türkleri arasındaki mezhep farklılıklarının üzerinde, Türklük bilincini güçlendirmeye dönük çaba sarf etmesi ile dikkat çekti. Irak’ın kuzeyinde, PKK ve destekçileri dışındaki Kürt partiler arasında denge politikası yerine “Barzaniler”in KDP’sinin desteklenmesinin yanlış olduğuna işaret eden Salihi, hem bu meselede hem de İran’ın bölgede nüfuzunu arttırmaya dönük faaliyeti karşısında Türk Devleti’nin çıkarlarını gözeten, açık bir yaklaşıma sahipti. Kısacası Erşat Salihi Bey, Irak Türklüğüne bir ufuk gösterdiği gibi, Türkiye’nin bütünlüğüne dönük uzak ve yakın tehditlere karşı da uyanık bir tavır ortaya koymuştur. Papa’nın Irak ziyaretinde, “Kuzey Irak Bölge Yönetimi”nin bastırdığı hatıra paradaki küstahlığı sergileyenlerin hedefleri ortadadır. Böyle bir siyasi ortamda, Erşat Salihi gibi Türkiye’den yana tavrı açık bir Türk milliyetçisinin desteklenmesi, millî bir görevdir.

Büyük davalar fedakârlık ve feragat ister; Erşat Bey, bu olgunluğu göstermiştir. Temennimiz, Irak Türkmen Cephesi’nin ve bir bütün olarak Irak Türklüğünün bu tasarruftan zarar görmemesidir. Irak Türklüğünün millî kimliğini koruma mücadelesinde duruşu ile liderlik görevini başarı ile yürüten Erşat Salihi’nin karşılaştığı muamele, Türk milletinin maşerî vicdanında kabul görmeyecektir. Dün Kıbrıs’ta Rauf Denktaş’a reva görülen muamelenin sonuçlarını, zaman içerisinde gördük. Aynı şeyin Türkmeneli’nde yaşanmaması için Irak Türkmen Cephesi Başkanlığı’na getirilen Hasan Turan ve yeni yönetimin kısır çekişmelerden uzak bir tavır sergilemesi ve “rütbesi” alınsa da liderlik vasfı meydanda olan Erşat Salihi ile uyum içerisinde çalışması gereklidir. Irak Türkü kardeşlerimiz; Necdet Koçakların, Abdullah Abdurrahmanların, Adil Şeriflerin, Rıza Demircilerin ve bütün diğer şehitlerimizin ruhlarını incitmemek için birliklerini güçlendirmek zorundadır.

Yaşasın Irak Türklüğünün mücadelesi!

TÜRK OCAKLARI GENEL MERKEZİ

Devamını Oku

MİLLİYET İBNÜ’L MUKAFFA - M. Sinan Genim

22 Şubat 2021

“İnsanlar içinde hareketlerin iyisini bırakarak kötüsüne dadananlardan, zerre kadar haklı görülmeyecek olan kimseler, iyiyi kötüden ayırt edebildikleri halde kötüyü uygulayanlardır...”
Bazı kişiler vardır ki; yaptıkları çalışmalarla insanlığın önünü açmalarına rağmen tarihin derinliklerinde kalmış, konunun uzmanları tarafından dahi hatırlanmakta güçlük çekildiği için unutulmuşlar arasına karışmışlardır. Dünkü yazımda söz ettiğim, “Kelile ve Dimne”yi her okuyuşumda, İbnü’l Mukaffa’yı hatırlar ve rahmetle anarım.
Muhtemelen 720 veya 724 tarihinde İran’ın Cûr/ Fîrûzâbâd kasabasında doğan ve ilk eğitimini Cûr’da Fars kültürü ve Mecûsî geleneğine göre alan İbnü’l Mukaffa, daha sonra Basra’da Arap geleneğine uygun olarak eğitimini sürdürür. Kısa süre içinde başta Arap dili ve edebiyatı olmak üzere Fars, Hint ve Grek kültürleri hakkında geniş bilgi sahibi olur.
Memuriyet hayatına katiplikle başlayan İbnü’l Mukaffa, Emeviler döneminin sonlarına doğru Irak Valisi ile Basra ve Kûfe valilerinin katipliğini yapar. Abbasiler döneminde, Halife Mansûr’un isteği üzerine daha önceki dönemlerde Farsça’ya çevrilmiş bazı Grek klasiklerini, Farsça’dan Arapça’ya tercüme eder. Kirman Valisi İsa b. Ali’nin hizmetinde iken Mani ve Mezdek dinleriyle karışık Mecûsî inancını terk ederek, İslâmiyeti kabul eder, adını Abdullah b. Mukaffa olarak değiştirir ve genel kabule göre 759 yılında Basra’da öldürülür.
İbnü’l Mukaffa’nın katlediliş sebeplerini araştıran yazarlar onun “Risâletü’ş-şahabe” isimli eserinde Abbasiler’in siyasetini ve Halife Mansur’un idaresini açıkça eleştirmesinin, hatta bu risalenin Abbasi idaresine karşı bir ihtilal beyannamesi olarak değerlendirilmesinin rol oynadığını söylemektedirler.

Devamını Oku

MİLLİYET KELİLE VE DİMNE - M. Sinan Genim

22 Şubat 2021

“Dağlardan maksat bilginler, ilaçtan maksat şifa veren söz, ölüden maksat bilginlerin sözleriyle canlanan cahillerdir...”

Muhtemelen III. yüzyılda Hint hüküm- darlarından birinin oğullarını eğitmekle görevlendirdiği bir Vişnu rahibi tarafından şehzadeler için hazırlanan “Pançatantra” (beş düşündürücü nasihat) adlı kitap, daha çok tanınan ismini Karataka ve Damanaka adıyla anılan iki çakal kardeşten almaktadır (Pehlevice Kelileg ve Dimneg). İbnü’l Mukaffa (ö. 759) tarafından “Kelile ve Dimne” adıyla Arapça’ya tercüme edilen bu kitap hemen hemen tüm dünya dillerine çevrilmiş olup, yüz yıllardır okunmaktadır.

Devamını Oku

DOĞU TÜRKİSTAN’DA UYGULANAN SOYKIRIM İNSANLIK MESELESİDİR

04 Şubat 2021


Soner Yalçın, Türk basınının “araştırmacı-gazeteci“ lik dalında en başarılı kalemlerinden biridir. Yakın tarihimizle ilgili konuların, olayların ve şahısların değişik yönlerden anlatıldığı, ilgiyle okunan çok sayıda kitabı ve yazıları vardır. Marksist ve sosyalisttir, ulusalcıdır. Doğal olarak olaylara ve konulara genellikle bu açıdan bakar ve yorumlar. Ancak 29 Ocak’taki “Kürsüdeki Hanım” başlıklı yazısı fikri ve siyasi taraftarlığın sınırlarını da aşıyor, tarihi ve toplumsal gerçeklerin ideolojik bir taassup duygusuyla reddi anlamına geliyor.
Soner Yalçın Nursumangül Abdürreşid isimli Doğu Türkistan’lı genç kızın İYİ Parti’nin Meclis Grubu’ndaki konuşmasında söylediklerinin kesinlikle doğru olmadığını düşünüyor; daha ötesinde bunların Çin’e yönelik CIA kaynaklı dezenformasyon faaliyetlerinin bir parçası olduğunu, benzerinin Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı da uygulandığını iddia ediyor: “Sovyetler Birliği’ne yapılan espiyonaj-dezenformasyon faaliyetleri bugün Uygurlar üzerinden Çin’e yapılmıyor mu?”

Devamını Oku

Sosyal Alanımız

Sosyal Alanlarımızı Takip Edebilir, Bizden Anında Haberdar Olabilirsiniz

Etkinlik Sitelerimiz

www.millimefkuremektebi.com/

Filistinli Fevzi el-Cuneydi Ocağımızı Ziyaret Etti

İşgal altındaki Batı Şeria'da yer alan El Halil şehrinde gözleri bağlanarak çok sayıda İsrail aske

Hz. Peygamberin Veda Haccı Hutbeleri Sempozyumu ve Hat Sergisi

Hz. Peygamberin Veda Haccı Hutbeleri Sempozyumu ve Hat Sergisi      50. kuruluş yılı dönümünü kutl

Milliyetçi Camiamızın Büyük Ozanı Arif Şirin Hakkın Rahmetine Kavuşmuştur

Milliyetçi Camiamızın büyük ozanı Arif Şirin hakkın rahmetine kavuşmuştur. Merhuma Allah'tan rahmet,

Türklerde İktisadi Hayat ve Sosyal Devlet - Gençlik Kolları

İstanbul Türk Ocağı Gençlik Kollarının bu sene her ay periyodik olarak düzenleyeceği gençlik sempozy