"CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA TÜRKLERE DE DARBE VURULMUŞTUR"

Türk Ocakları İstanbul Şube Başkanı Cezmi Bayram'ın Aktüel'e yaptığı ezber bozan açıklamalar birçok "klasik" milliyetçiyi kızdıracak ve Türklük kavramını yeniden düşündürtecek türden…

Barış süreci olarak adlandırılan süreçte Kürtler kadar konuşulan bir diğer taraf da Türkler. Ancak Türk Ocakları İstanbul Şube Başkanı Cezmi Bayram tartışmanın etnik unsurlar üzerinden yapılmasından rahatsız.
Cumhuriyet dönemiyle Türklüğe büyük bir darbe vurulduğunu söylüyor. Yani yeni rejimin Türklük üzerine inşa edilmesine rağmen öyle olmadığını belirtiyor. "Türk Milliyetçiliği; Tarihi Seyri ve Yeni Hedefler" kitabında Türklerin başına gelenleri da anlatan Bayram, milletin önüne büyük hedefler konulduğu taktirde kimlik politikalarının ortadan kalkacağını söylüyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türk Ocakları CHP'nin siyasi kolu olarak mı çalıştı? 

Atatürk'ün "Bedenimin babası Ali Rıza, heyecanımın babası Namık Kemal, fikrimin babası Ziya Gökalp" dediğinden bahsedilir. Böyle kabul edildiği takdirde inkılapların temelinde Gökalp olduğu söylenebilir. Fakat bu doğru değil. Çünkü; Gökalp, mebus yapılmamış, Diyarbakır'a gitmeye zorlanmıştır, "Türkçülüğün Esasları" kitabı 1928'den 1939'da kadar baskı yapmamış hatta Atatürk'ün katıldığı II. Tarih Kongresi'nde panoya "Namık Kemal ve Ziya Gökalp'i inkılâpçı bilirdik meğer şeriatçı yobazlarmış" yazısı asılmıştır. Türk Ocakları İstanbul Şube Başkanı Cezmi Bayram'ın Aktüel'e yaptığı ezber bozan açıklamalar birçok "klasik" milliyetçiyi kızdıracak ve Türklük kavramını yeniden düşündürtecek türden… Demokrat Parti'nin Atatürk'ü Koruma Kanunu nedeniyle milliyetçiler gerçekleri konuşamamış, Atatürk'ün yanlışları İnönü üzerinden eleştirilmiştir. Hatta bazen meşruiyet aracı olarak Atatürk de kullanılmıştır.

Atatürk'ü Koruma Kanunu yüzünden milliyetçilerin konuşamadığı yanlışlar nelerdi?
Türk Ocakları cumhuriyet dönemi inkılaplarına karşı çıkmışlar. Sonrasında ise yeni kurulan devleti sıkıntıya sokmamak adına seslerini kesmişler. Gökalp, hilafetin kaldırılmasına karşı iki makalesi olmasına rağmen devrim gerçekleştirildikten sonra sesini çıkarmamış. Fuat Köprülü de harf inkılabına karşıdır fakat inkılap gerçekleştirildikten sonra yeni alfabenin öğretilmesini benimser.

Türk Ocağı'nın kapanması nasıl gerçekleştirilmişti?
Ocak, kapatılacağını hissedince CHP'nin kültür kolu gibi çalışmayı kabullenmiş. Fakat Serbest Fırka kurulduğunda oraya geçmişler. Türk Ocakları homojen bir yapı değil. Çeşitli görüşlerden münevverleri bünyesinde topladığı için de CHP daha zayıf bir kadroya sahip. CHP, faşist İtalya ve Nazi Almanyası'nın anlayışına benzer bir şekilde bütün kurumların kendisinin olmasını istiyor. Bu nedenle de Türkiye parti devletine dönüyor.

Yapılan inkılapların din karşıtı olduğu iddiaları var. Ziya Gökalp'in de bazı ecnebi hocalarından etkilendiği söyleniyor…
Biyoloji hocası, Ziya Gökalp'in imanını sarsıyor ve intihar etmesine neden oluyor. Ancak Gökalp, Arapça bilen bir kişi olarak Osmanlı'dan miras kalan din referanslı "millet" kavramını kullanıyor. Milleti tarif ederken de "Dili dilime, dini dinime" diyor. Dinin yeniden anlatılması taraftarı ve Cemalettin Afgani'den etkileniyor.

Ezan'ın Türkçeleştirilmesine destek verdiği doğru mu?
Bir şiirinde ezanın Türkçe okunmasına dair ibare var. Bunu Gökalp söylemiş bile olsa yanlış bir uygulama. Fakat Gökalp insanların dini geleneksel olarak kabul etmeleri yerine şuurlu bir din anlayışını savunuyor. 

"Cumhuriyet döneminde milliyetçilik yapılmadı"

Cumhuriyet döneminde benimsenen milliyetçiliği siz nasıl yorumluyorsunuz?
Cumhuriyet döneminde aslında milliyetçilik yapılmıyor. Dönemin esas ideolojisi Batıcılıktır. Uygulanan medeniyet projesi ile Türk milleti İslam kültür dairesinden çıkartılıp Batı medeniyet dairesi içine sokulmak isteniyor. Milletin Batılı olduğunu kanıtlamak için de dil, tarih teorileri geliştiriliyor ve bütün medeniyetlerin temeli Orta Asya olarak gösteriliyor. Türkiye'de yaşayan herkes projenin mağdurudur.

Yani Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkler mağdur edilmiştir diyorsunuz?
Evet, cumhuriyetin ilk yıllarında Türklere darbe vurulmuştur.

Peki Kürtlere…

Yaşanan bir medeniyetin reddiyesidir. Kürtler için farklı bir durum söz konusu değil. Meseleye Türk ya da Kürt diye bakılmıyor. Şimdiki süreçte de önemli olan hataları tekrar etmemektir. Bunu yaparken ayrışmayı artıracak söylemlerden de vazgeçmek gerekir.

Kürtçenin okullarda seçmeli olarak okutulması Türkiye'yi bölüyor mu?
Bakış açınıza bağlı. Eğer Türkiye'de insanlar devletle kaynaşıyorsa bölünmez fakat iki milletli bir devlet oluşturmaya çalışıyorsanız böler. Kürtçe eğitim tartışmaların yapıldığı dönemde liselerde seçmeli Kürtçe dersi verilmesi kanaatini taşıyordum. Lakin eğitimin bazı kademelerinde Kürtçe öğretilmeye başlandı. Kürtçe eğitimine sadece Kürtlerin değil Türklerin de onlarla anlaşmak için ihtiyacı var. Bugün Kuzey Irak'la iş yapar vaziyetteyiz.

"Türklük Batı'nın ırkçı kavramları üzerinden değerlendiriliyor"

>> Türk kavramının zamanla yanlış bir boyut kazandığını düşünüyor musunuz?
Türk kelimesi aynı kültür içinde yaşayan insanların ortak adıdır. Siz Türklüğü etnisiteye indirgeyerek bütünlüğü sağlayamazsınız. Aslına bakarsanız milliyetçiler, bölgeyi anlatırken Kürt tanımını, bütünü anlatırken de Türk tanımını kullanmıştır. Milliyetçilik milletin önüne yeni hedefler koymaktır. Zaten milliyetçilik konusunda da bilim adamları yanlışlar yapmışlardır. >> Nedir bu yanlışlık? Aydınımız Batı'dan tercüme kavramlarla Türkiye'de olup biteni anlamaya çalışıyor. Batı'nın ırkçı tanımları üzerinden Türkiye'deki olayları değerlendiriyor. Bizim tercüme kavramlardan kurtulup zihnimizi hür hale getirdiğimiz gün kavga biter. Cumhuriyet dönemindeki yanlışların ana nedeni medeniyet tercihidir. Bu tercih milletimizin müktesebatına aykırıdır ve tutmamıştır. Osmanlı modernleşmesi eksiği tamamlamakken Cumhuriyet modernleşmesi topyekûn yöneliştir.

Hasan Hüseyin Kemal / Aktüel

Facebookta Paylaş Tweetle