Türk Ocakları İstanbul Şubesi
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Kırım Mühendislik Pedagoji Üniversitesi
Gaspıralı İsmail Bey’in Ölümünün 100. Yılını Anıyor
İstanbul Üniversitesi, Kırım Mühendislik Pedagoji Üniversitesive Türk Ocakları İstanbul Şubesi, 15-17 Ekim 2014 tarihleri arasında İstanbul’da ve 20-22 Kasım 2014’te Kırım’da Gaspıralı İsmail Bey’in Ölümünün 100. yılında Dilde Fikirde İşte Birlik’teNeredeyiz?adlıUluslararası Sempozyum düzenleyecektir.Bilindiği üzere Türk Dünyasının önemli şahsiyetlerinden bir olan Gaspıralı İsmail Bey’in ölümünün yüzüncü yılı olan 2014,Unesco tarafından da Anma Yılı ilan edilmiştir. Sempozyumda, Gaspıralı İsmail Bey’in fikir ve hayatının yanı sıra geçmişten gelen bir perspektifle Türk ve İslam dünyasının bugününü tartışılacaktır.
Ayrıca bu sempozyum kapsamında Türk Ocakları İstanbul Şubesi’nindesteğiyle Kırım’da Gaspıralı İsmail Bey Müzesi ve Araştırma Salonu açılacaktır.Yine Kırım Türklerinden 25 öğrenci Haziran-Temmuz 2014 arasında Türkiye’de misafir edilecektir. Kırımlı Türk öğrencilere, İstanbul Üniversitesi ve Türk Ocakları İstanbul Şubesi akademisyenlerince Türk kültürü, tarihi, edebiyatı üzerine dersler verilecek ve seminer, gezi benzeri çeşitli faaliyetler yapılacaktır.
Türk Ocakları İstanbul Şubesi
İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
Lozan Barış Antlaşmasıyla İlgili İki Gün Boyunca Sempozyum düzenliyor
Türk Ocakları İstanbul Şubesi veİstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü,modern Türkiye’nin kuruluş belgesi olan Lozan Barış Antlaşması’nın yürürlüğe girişinin doksanıncı yıldönümü münasebetiyle 9-10 Mayıs 2014 tarihleri arasındaİstanbul’da uluslararası bir sempozyumdüzenleyecektir.Sempozyumda Lozan’a taraf olan ülkeler arasında tartışma konusu olan ve sonradan tadil edilen, hatta etkileri günümüze kadar ulaşan belli başlı meseleler, yerli ve yabancı akademisyenlerin araştırmaları ve katkılarıyla mercek altına alınacaktır.
YRD.DOÇ.DR. ÖMER KUL : “ ALBAYRAKTAN , GÖKBAYRAĞA SELAM OLSUN! “
İstanbul Türk Ocağı 100. Yıl Sohbetleri kapsamında 4 Nisan Cuma günü saat 18.00’ de “ Doğu Türkistan Davamız ” konulu bir panel düzenlendi.
İstanbul Türk Ocağı konferans salonunda gerçekleştirilen panel , İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın açılış konuşmasıyla başladı
Bayram , konuşmasında Türk Dünyası için “ Kan gözyaşı ve ızdırabın olduğu yer “ ifadesini kullandı. Türk ve İslam Dünyası’nın çektiği eziyetlerle gündeme gelmemesi temennisinde bulunarak , “Umarım , Türkiye’nin münevverleri , 21.yy sona ermeden Türk Dünyası’nı ‘kan’ ve ‘gözyaşı’ olmaktan kurtarırlar.” dedi.
PROF.DR. CEMİL KOÇAK : “ HER DEVLET BİLİNMESİNİ İSTEDİĞİ ‘TARİHİ OLUŞTURUR”
İstanbul Türk Ocağı 100. Yıl Sohbetleri kapsamında 21 Mart Cuma günü saat 18.00’ de “ Cumhuriyet Dönemi Tarihçiliği ” konulu bir panel düzenlendi.
İstanbul Türk Ocağı konferans salonunda gerçekleştirilen panel , İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın açılış konuşmasıyla başladı
Panelde söz alan Prof. Dr. Cemil Koçak , “ Tarihi olaylar günümüze yansıması bakımından önemlidir. “ dedi. Politikayı , siyaseti ve ideolojiyi etkilen bir tarihten bahsedildiğini ifade eden Koçak , şöyle dedi : “ Eğer tarihsel bilginiz eksikse , günümüzde olan bitenleri anlayamazsınız. Birçok problem , günümüze ait değildir. Temelleri geçmişte yatmaktadır.”
YRD. DOÇ.DR. ÖMER AYDIN : “ AKP DENETİMSİZ BİR HUKUK DEVLETİ OLUŞTURMAYA ÇALIŞMAKTADIR ”
İstanbul Türk Ocağı 100. Yıl Sohbetleri kapsamında 14 Şubat Cuma günü saat 18.00’ de “ Hukuk Devleti ” konulu bir panel düzenlendi.
İstanbul Türk Ocağı konferans salonunda gerçekleştirilen panel , İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın açılış konuşmasıyla başladı.
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu 24 Mart pazartesi günü İstanbul Türk Ocağını ziyaret etti. İlk olarak yangında tahrip olan yerleri inceleyip hakkında bilgi aldı. Ardından 2. Mahmut Türbesini ve Ziya Gökalp’in Kabrini ziyaret ettikten sonra İstanbul Türk Ocağı binasına gelindi. Burada İstanbul Türk Ocağı başkanı Dr. Cezmi Bayram ve yönetim kurulu üyeleri görüşüldü. İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram ziyaretin sonunda İstanbul Türk Ocağının gerçekleştirmiş olduğu “Avrasyada Türk Dili ve Tarihi Sempozyumu” ve “Bir Fikir Hareketinin Yüz Yılı Türk Ocakları” Sempzoyumlarının bildirilerinden oluşan kitapları Vali Hüseyin Avni Mutluya hediye etti.
İstanbul’da Hocalı’ya Adalet Haftası Düzenlendi
Tarih insanlık adına ilerlemelerle birlikte birçok acıyı da içinde barındırıyor. Bu acı olay ve hatıralardan bazılarını “insanlık” adına daha acı yapan ise onların fail ve müsebbiplerinin de insanlar olması. Bundan 22 yıl önce Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ Bölgesi Hocalı Kasabası’nda da böyle bir vahşet sahnesi yaşandı: Hocalı Soykırımı. 26 Şubat 1992 gecesi Ermenistan silahlı kuvvetlerine bağlı birlikler Hocalı Kasabası’na girip resmi rakamlara göre 83’ü çocuk, 103’ü kadın toplam 613 Azerbaycanlı sivili katlettiler. Bu olay Karabağ Savaşı sırasında cereyan etmişti. Ancak yaşananlar savaş hukuku kurallarının ve alışılmışın ötesinde idi. Çünkü tamamen savunmasız insanlara karşı yapılan planlı ve kasıtlı bir harekâttı.
OSMANLI ‘NIN SON DÖNEMİNDEN CUMHURİYETE BÜROKRASİ
DOÇ.DR. TEYFUR ERDOĞDU : “ MUTLAK SURETTE KUTSAL OLAN PADİŞAH DEĞİL, ‘ SALTANAT ‘ TIR. ”
İstanbul Türk Ocağı 100. Yıl Sohbetleri kapsamında 24 Ocak Cuma günü saat 18.00’de ‘’ Osmanlı’nın Son Döneminden Cumhuriyete Bürokrasi ‘’ konulu bir panel düzenlendi.
İstanbul Türk Ocağı konferans salonunda gerçekleştirilen panel , İstanbul Türk Ocağı Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın açılış konuşmasıyla başladı.
Panelde söz alan Doç. Dr. Teyfur Erdoğdu , “ Tarih söz konusu olunca genellemelere yer verilmez. Tarihle ilgili konularda genelleme yapmak cahilliktir. ” dedi.
Osmanlı Devleti’nin statü bir devlet olduğunu savunan Erdoğdu , değindiği konuları şöyle sıraladı : “ Osmanlı devletinde , Kanuni dönemine kadar sınıf bilinci oluşmamıştır. Bunun yerine statülü gruplar bulunmaktadır. Cihat yapmak amaçlı , statü oluşturulmuştur. Devlet teşkilatı ve halk , cihat prensibi üstüne dizayn edilmiştir. Devlet , Fetih makinesi olarak kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet döneminden sonra devlet teşkilatında etkin olan soylu ailelerin etkinlikleri azaltılmıştır. Fatih Sultan Mehmet ; ilmiye kalemiye , seyfiye sınıflarını , Osmanlı Devletini oluşturan soylu ailelerden değil doğrudan devlete bağlı olan gruplardan oluşturmuştur.” dedi.


