Türkler ve Ermeniler tarihin en eski devirlerinden beri yakın komşuluk ilişkileri içinde olan iki büyük millettir. Ancak 19. yüzyılda yaşanan olumsuz gelişmeler, bu komşuluk ilişkilerinde kalıcı hasarlara yol açmıştır. Günümüzde de küresel ve bölgesel aktörlerin menfaatleri uğruna Türk-Ermeni ilişkilerinin konuşulacağı sağlıklı zeminlerin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu noktadan hareketle Türk Ocakları İstanbul Şubesi ve İstanbul Üniversitesi 5-7 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul’da 19.-20. Yüzyıllarda Türk-Ermeni İlişkileri Sempozyumu "Kaynaşma-Kırgınlık-Ayrılık-Yeni Arayışlar” adlı uluslararası bir sempozyum düzenleyecektir.
Sempozyum, Türkler ve Ermeniler arasında yüzyıllardır süren mutlu ve hüzünlü günlerin yeni bir bakış açısıyla gözden geçirilmesini amaçlamaktadır. Öyle ki, aslında hüzünde ve mutlulukta birlikte olunduğunu her iki milletin de tarihi tecrübeleri yakinen göstermektedir. Bu hususlar dikkate alınarak uzun yüzyılların hüznünden daha çok birlikteliğinin öne çıkarılacağı bir sempozyumun yapılması zorunlu görülmektedir. Birlikteliğe rağmen geçmişte yaşanmış olan bazı problemlerin de tekrar tartışılması, gelecek adına sağlam adımların atılması için zemin oluşturacaktır.
Sempozyum Düzenleme Heyeti
Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 1 Aralık 2014 Pazartesi günü ülkemize yapacağı ziyaretin; yaygın basın-yayın organlarında iki ülke arasındaki "stratejik işbirliğine", "var olan dostluk köprülerinin güçleneceğine" yapılan atıflarla kamuoyuna aktarılmasını üzüntüyle takip ediyoruz. Kadim bir Türk vatanı olan Kırım'ın işgali ve işgal sonrası Rusya'nın başta Kırım Tatar Türkleri olmak üzere Kırım halkına reva gördüğü insanlık dışı muamele basın organlarında yer alan bu trajikomik yayınlarla gölgelenemez. Herkesin bilmesini isteriz ki: Rusya'nın Kırım'ı işgaliyle Ermenistan'ın Karabağ'ı işgali arasında Türk milliyetçileri açısından hiçbir fark bulunmamaktadır. İki işgal de işgal edilen toprakların Türk’ün vatanı olması gerçeğini ve mutlaka tekrar üzerinde hür Türklerin yaşayacağı yerler haline gelmesini engelleyemez.
BURASI “BATI TRAKYA”
“O evler ki köhne,yosun tutmuş kiremitleri
Çökmüş bir imparatorluğu hatırlatır
Cami avlularında asırlık çınarlar ve unutulmaz gölgesi
Yaşlılar baş başa vermiş,eski günleri anlatır.”
Burası Batı Trakya… Devlet hayatı için hiç de uzak olmayan bir zamana kadar Türk’ün şanlı bayrağının dalgalandığı Meriç, İskeçe, Gümülcine… Osmanlı torunlarının, bugün, “Buradaki topraklarımızın bekçileriyiz” diyerek haklı mücadelelerini sürdürdükleri batıdaki suni sınırlarımızın öteki tarafı…

