24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı olarak seçilen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Yeni Hükûmet Sistemi çerçevesinde kurduğu Bakanlar Kurulu’nun üyelerini kutlamak ve Türk milletine hayırlı hizmetlerde bulunmalarını temenni etmek için yayımladığımız açıklama üzerine, İyi Parti milletvekili Sayın Ümit Özdağ, sosyal medyada yayımladığı bir mesajda, “Türk Ocakları Türkiye Cumhuriyetini kuran fikrin ve kadronun merkeziydi. Bunu unutarak Erdoğan’ı tebrik etmek, Türk Ocağı ruhunu terk etmektir. Türk Ocakları tekrar Türk olana kadar Türk Ocakları’ndan istifa ediyorum.” demektedir.
Zeytin Dalı Harekâtı başladığında Türk Tabipler Birliğinin yayınladığı bildiride; PKK, PYD gibi terör örgütlerinin Türkiye’nin varlığına ve birliğine yönelik saldırıları görmezden gelinmiş ve “Savaş, bir halk sağlığı sorunudur.” denilerek Türk devletinin terör koridoruna karşı başlattığı harekât, alenen hedef alınmıştır. Bu gibi çevrelerin, her nedense PKK’nın hendek-barikat çatışmalarında da benzer bir tutum takındığı, kamuoyunca iyi bilinen bir husustur. Türk milletinin büyük çoğunluğu gibi Türk Ocakları da bu tür beyanlar karşısında haklı tepkisini ortaya koymuş ve devletin bekası ve milletin birliği için yürütülen mücadeleye tam destek vermiştir.
“Türk” ve “Türkiye” kavramlarına alerjisi olan bölücü çevrelere destek veren bu gibi açıklamaların milletimizde doğurduğu infial karşısında devlet, hukuk içerisinde gerekli yaptırımları uygulamalıdır. Bu çerçevede, Sayın Cumhurbaşkanı’nın Türk Tabipler Birliğinin adındaki “Türk” kelimesinin Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılabileceğine dair açıklaması, yeni bir tartışmaya sebep olmuştur. Türk Ocakları olarak bu gibi meslek kuruluşlarını kontrol altına alan malum çevrelere karşı hukuk devleti kuralları içinde yaptırımların uygulanmasının ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin belirlenmesinde demokratik katılımın önündeki engellerin kaldırılmasının doğru bir yaklaşım olacağı; ancak bu vatanın, devletin ve milletin kimliğini tanımlayan “Türk” ve “Türkiye” kelimelerinin, millî ve milletlerarası zeminlerde temsil kabiliyetine sahip olmaları hasebiyle, bu kuruluşların adlarından çıkarılmasının büyük bir yanlış olacağı yönündeki kanaatimizi, Türk milleti ile paylaşmayı görev biliyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyururuz.
TÜRK OCAKLARI GENEL MERKEZİ
İşgal altındaki Batı Şeria'da yer alan El Halil şehrinde gözleri bağlanarak çok sayıda İsrail askeri tarafından gözaltına alınan Filistinli Fevzi el-Cuneydi, Türkiye'ye bulunduğu zaman zarfında Türk Ocakları İstanbul Şubesi’ni de ziyaret etti. Fevzi El-Cuneydi, Çemberlitaş’taki dernek binamızda basın mensuplarına verdiği mülakatta, Türkiye'ye ilk kez geldiğini, Filistin davasına sahip çıkan Türk halkını çok sevdiğini ve teşekkür ettiğini söyledi.
Vefatının 40. yıldönümünde Türk Ocağı Umumi Reislerinden Prof. Dr. Osman Turan’ı kabri başında andık. Silivrikapı Ayvalık Mezarlığı’daki anma günü, aşr-ı şerif ve dua ile başladı ve Şube Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın kısa konuşması ile tamamlandı. Anma gününe aile efradı, ocak mensupları, müdavimleri ve üniversite öğrencileri katıldı. Bu vesileyle merhum Osman Turan’ı bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.
Şubemiz 1986’dan beri 2. Mahmut Türbesi müştemilât binasında faaliyet göstermektedir. Bina ile çevre de düzenlenerek, içinde son dönemin birçok devlet ve ilim, fakir adamının medfun olduğu hazire bir açık hava müzesi haline getirilmişti. Bilahare, komşumuz Cağaloğlu Anadolu Lisesi bahçesindeki metruk odun kömür deposu ıslah edilerek konferans salonu haline getirilmiştir. Ancak, mekândaki bu genişleme ihtiyaçlarımızı karşımaya yetmemekteydi. Üyemiz Doç.Dr. Sinan Genim’in Başkanı olduğu Taç Vakfı’na tahsisli olan, fakat henüz kullanmaya başlamadıkları Kaygusuz Baba Tekkesi’nden lehimize feragat etmesi talep edildi. Feragat ve tahsis talep dilekçelerini birlikte vererek Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne müracaatımız, kısa zamanda müspet cevaplandı. Vakıf Meclisi kararını 2012 Temmuz’u itibariyle alındı ve karar tarafımıza 2012 Kasım ayında tebliğ edildi. Kararın tebliği ile Anıtlar Kurulu’na müracaat ettik. Kuruldan kararın çıkmasını müteakip, daha önceden söz aldığımız İstanbul İl Özel İdaresi’ne müracaat ettik. Özel İdare, 2013 takvimine dâhil etmişti. Yıl için de ihale ederek inşaat çalışmaları devam etti. Binaya bir bodrum ilave ettiğimiz için, halen Arkeoloji Müzesi nezaretinde bazen arkeolojik değeri olan bulgulara rastlanması dolayısıyla ağır aksak ilerleyen kazı çalışmalar 2018 yılı itibariyle son bulacaktır. Yeni hizmet binamız bahar döneminde Milli Mefkûre Mektebi olarak hizmet vermeye başlayacaktır.
Büyük milletler tarihlerinden aldıkları ilhamla geleceğe yürürler. Bu ilhamı yeni nesillere aktarmada abide şahsiyetlerin önemi çok büyüktür. Türk tarihi bu açıdan çok zengindir. Ömrünü millet, vatan, devlet ve mukaddesat için harcamış sayısız devlet adamı, bilim ve kültür insanı, sanatçımız vardır. Türk milleti, özellikle fetret dönemlerinde böyle büyük insanlar, liderler çıkarmış bir milletidir. Bu büyük insanlar içerisinde biri vardır ki 20. Yüzyılda milletimizin tarihine damgasını vurmuş, bizleri karanlık bir tablodan ay-yıldızın ışığının parıldadığı bir geleceğe götürecek mücadelenin liderliğini yapmıştır. Trablusgarp'tan Suriye'ye, Çanakkale'den Sakarya'ya ve Büyük Taarruz’a bir kahramanlık destanı yazmış, Türk milletini muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak için önderlik etmiş olan bu isim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
Türk Milliyetçiliğinin fikir babalarından olan, yazar, toplum bilimci ve siyasetçi Ziya Gökalp vefatının 93. yıl dönümünde bugün 2.Mahmut Türbesinde yer alan mezarı başında okunan sure ve dualarla anıldı. İstanbul Türk Ocağı başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın Ziya Gökalp ve Türkçülük fikri ile alakalı konuşmasının ardından anma töreni sona erdi.



