Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 1 Aralık 2014 Pazartesi günü ülkemize yapacağı ziyaretin; yaygın basın-yayın organlarında iki ülke arasındaki "stratejik işbirliğine", "var olan dostluk köprülerinin güçleneceğine" yapılan atıflarla kamuoyuna aktarılmasını üzüntüyle takip ediyoruz. Kadim bir Türk vatanı olan Kırım'ın işgali ve işgal sonrası Rusya'nın başta Kırım Tatar Türkleri olmak üzere Kırım halkına reva gördüğü insanlık dışı muamele basın organlarında yer alan bu trajikomik yayınlarla gölgelenemez. Herkesin bilmesini isteriz ki: Rusya'nın Kırım'ı işgaliyle Ermenistan'ın Karabağ'ı işgali arasında Türk milliyetçileri açısından hiçbir fark bulunmamaktadır. İki işgal de işgal edilen toprakların Türk’ün vatanı olması gerçeğini ve mutlaka tekrar üzerinde hür Türklerin yaşayacağı yerler haline gelmesini engelleyemez. 

 

İşgal sonrası kaçırılan ve naaşları bulunan Kırımlı soydaşlarımızın kanları yerdedir. Başta milletimizin büyük kahramanlarından Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubarov olmak üzere Tatar liderlerin Kırım'a girişleri Rus askerleri tarafından engellenmektedir. Stalin'in 1944'de gönderdiği sürgünden bin bir güçlük içerisinde dönen kardeşlerimiz yeni bir tehcir tehlikesiyle karşı karşıyadır. Rusya'nın ve onun muhteris liderinin bilmesini isteriz ki; Türk milleti ve devletinin imkân ve kabiliyetleri 1774 yahut 1944 yılları ile mukayese edilemeyecek boyutlardadır. 

 

Kırım'ın işgali sonrası dünyanın yeterli tepkiyi vermemesi bizleri üzerken, Türkiye'nin batı ambargolarına bile katılmaması bizi kahretmektedir. Ambargolar nedeniyle Rusya'nın hâsıl olan ihtiyaçlarını Türkiye'nin karşılayacağını söyleyen yetkililerin varlığı da maşeri vicdanı derinden yaralamaktadır. Kim ne yayın yaparsa yapsın, kim ne tanıtım faaliyetlerine girişirse girişsin, Büyük Türk Milleti dünün yayılmacı Sovyet Rusya'sını ve sadist Stalin’i nasıl hatırlıyorsa,  bugünün işgalci Rusya'sı ve onun dünya barışını tehdit eden lideri Putin'i de öyle hatırlayacak, öyle bilecektir. 

 

Türk Ocakları olarak Rusya'ya ve Rusya'yı hırslarının rüzgârıyla insanlığın karşında konumlandıran Putin'e Kırım Türklerinin yalnız olmadığını, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun arkasında sadece Kırım Tatarlarının değil, büyük Türk Milleti’nin olduğunu tekrar etmek isteriz.

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.